Teknoloji

24 saatte “ev basan” robot Ay’a gidiyor

İnsanlık onlarca yıldır Ay’a geri dönmeye çalışıyor ve NASA’nın Artemis projesi, 50 yılı aşkın bir süre sonra ilk mürettebatlı görevi 2027 ortalarında Ay’a gönderme yolunda ilerliyor. Ancak bu tarihi an yaklaşırken, araştırmacıların tüm çalışmalarını nerede yapacağı ve nerede konaklayacağı gibi sorular giderek daha fazla gündeme geliyor.

Dünya’da bile bir yaşam veya ticari alan inşa etmek çok fazla zaman, para ve enerji gerektiriyor. Neyse ki, Avustralya merkezli iki şirket olan Crest Robotics ve Earthbuilt Technology, Charlotte adında, 3 boyutlu baskı yeteneğine sahip yarı otonom bir robot geliştirdi ve bu otonom robotu Ay’a göndermek için şimdiden görüşmelere başladı.

Altı bacaklı bir örümceği andıran bu mobil yazıcı, sadece 24 saat gibi kısa bir sürede 2.150 metrekarelik bir evin tamamını inşa etmek üzere tasarlandı. Bu harika bir fikir olsa da, insanlık Ay’a inşaat malzemelerini nasıl verimli bir şekilde ulaştıracak? Cevabı basit: Ulaştırmayacak. Charlotte, Ay toprağını, kumunu ve geri dönüştürülmüş malzemeleri toplamak için tasarlanmış durumda. Robot daha sonra bu toplanan parçaları, altındaki bir kumaş kılıf içine besliyor ve bu kılıf malzemeleri sıkıştırarak yapısal duvarlara dönüştürüyor.

Ay tozuyla inşaat: Charlotte’un stratejik avantajları

NASA ve AI SpaceFactory

Earthbuilt Technology’nin kurucu ortağı Dr. Jan Golembiewski, Charlotte’un aerodinamik üretim sürecinin robotun “100 tuğla ustasının hızında çalışmasını” sağladığını söylüyor. Charlotte, sürekli ve bilgisayar destekli baskı yöntemi sayesinde harç derzleriyle uğraşmak zorunda bile kalmıyor. Robotun bacakları, engebeli arazilerde engellenme olasılığı çok daha düşük olduğu için, Ay tabanlı inşaat için ideal bir yapı sunuyor.

Charlotte, sadece bacakları olan süslü bir robot değil, aslında ölçeklenebilir bir inşaat platformu. Bu robotlardan sadece biri bile tek başına rekor sürede yapılar ve temeller oluşturabilir. Dolayısıyla, Charlotte robotlarından oluşan tüm ekiplerin aynı anda çalıştığı bir senaryoda teslimat kapsamı gerçekten muazzam boyutlara ulaşabilir.

Charlotte’un arkasındaki teknoloji, geleneksel çimento bazlı inşaatı atladığı ve yakındaki malzemelere güvendiği için Dünya’da da karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltma potansiyeli taşıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu